Türkiye’nin Akrepleri

420 milyon yıl öncesinden bu yana yeryüzünde yaşayan akrepler, zehirli olmalarından dolayı insanların korkulu rüyasıdır.

Akrepler

Akrepler kasıtlı olarak insanları sokmazlar. Sokmalar daha çok farkedilmeden dokunulduklarında veya üzerlerine basıldığında olur. Zehirleri ise nörotoksin etkilidir; genellikle avlarını yakalamada ve sindirmede işlerini görür.

Çoğu zaman gece ortaya çıkan akrepler ılık ve nemli mekanlarda (yerlerde) bulunubilir. Akreplerin yaşam alanları çok geniştir. Ormanlık ortamlarda, çöllerde, kayalıklarda, taşların altlarında ve topraktaki oyuklarda yaşarlar.

Akreplerin renkleri ise yaşadıkları ortama göre değişmekle birlikte genellikle açık sarı, açık kahverengi ve siyah olurlar.

Akrepler vivipar özellik gösterir. Yani akrepler yavrularını tam gelişmiş olarak doğururlar. Akrepler bir seferde 10-60 kadar yavru çıkarır ve anne akrep yavrularını bir süre sırtında taşımaya devam eder. Yavrular ise sırttan indikten sonra 6-7 ay kadarda annelerinin arkasında gezerler ve takip ederler. Yavru akrepler 3-4 yıl sonra yetişkin hale gelirler. Yetişkin oluncaya kadar 6-9 defa gömlek değiştirirler. Akreplerin yaşam zamanı türlere göre değişebilir ve genellikle 3-8 yıl arasındadır.

Dünyada 2000 kadar akrep türünün yaşadığı araştırmalara göre biliniyor. Araştırmalara göre yaklaşık 50’sinin zehri insanlar için çok tehlikeli.

Türkiye’de 14 civarında akrep türü yaşıyor. İki tanesi sarı akrep ve kara akrep, hem ülkemizin hem de dünyanın en zehirli akrep türleri arasında sayılıyor.

Sarı Akrep

(Leiurus Abdullahbayrami) 2009’da bilim dünyasına tanıtıldı. Bu sarı akrep türü daha önce Leiurus quinquestriatus olarak biliniyordu. Gaziantep, Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Mardin, Şanlıurfa civarlarında yaşayan türün zehri insanlar için ölümcül olup herhangi bir sokmada hızlı bir tıbbi müdahale gerektirir.

Kara Akrep

(Androctonus crassicauda) Malatya, Adana, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Batman, Elazığ, ve Mersin civarında yaşarlar. Zehir etkisi oldukça yüksektir. Bunların dışında kalan akrep türlerimizin zehirleri daha az etkilidir.

Akrep sokma vakalarında en önemli şey kişiye hemen panzehir verilmesidir. Panzehirin içinde zehre karşı oluşturulmuş antikorlar var. Panzehir olmadığı zamanlarda ise ısırık bölgesindeki zehrin genel dolaşıma karışmasını geciktirmek gerekir. Bu yüzden sırılan bölgeyi kan dolaşımını azaltmayacak şekilde sarmak gerekiyor. En kısa sürede en yakın bir sağlık kuruluşuna hemen gidilmeli.

Kaynak : TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi / Ekim 2011 / Türkiye Doğası – Fauna / Dr. Bülent Gözcelioğlu

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: